Savaş, hukuk, karartma

Savaşın enformasyonu, enformasyonun savaşı

author

CEYDA KARAN

2022.03.28 08:09

DÜNYA 28.03.2022 08:09
Abone Ol google-news

Ukrayna savaşında Batılı devletler ve teknoloji tekellerinin basın ve ifade özgürlüğüne dair ‘ultra ilkeli’ duruşlarını yansıtan görülmemiş düzeyde sansür ve karartma altında önümüze düşen resim hayli iddialı değerlendirmeleri mümkün kılıyor. Örneğin Ukrayna ordusunun Moskova’yı çembere almakta olduğunu bile iddia edebilirsiniz!

Bu çatışmayı, 1991’den beri de fakto ortadan kaldırdıkları 1945 hukukuna sarılarak kendilerini Ukrayna’nın egemenlik haklarının yılmaz savunucuları olarak konumlandıran ABD ve Britanya ile Avrupa’nın enformasyon cephesinden izliyoruz. Rusya Federasyonu ordusunun ‘hedeflerini’ onlar koyuyor, neyi nasıl ‘başardıklarını/başaramadıklarını’ da onlar söylüyorlar. Haliyle anlaşılması zor bir görüntü çıkıyor.

Ukrayna’nın neonaziler tarafından ‘rehine yapıldığı’ kanısı uyandıran lideri Vladimir Zelenskiy, (Kiev Independent’tan aktarırsak) cumartesi günü şöyle dedi: “Mariupol’ü ek tank ve uçaklar olmadan korumak imkansız. Ukrayna Rusya füzelerini pompalı ve makinalı tüfeklerle vuramaz.” Yine Zelenskiy, Ukrayna’nın gereken silahları çok uzun süredir beklediğini belirtip,”Avrupa-Atlantik topluluğuna kim liderlik ediyor? Hala gözdağı yoluyla Moskova mı” diye sordu. İnsanın aklına ‘tonlarca silah nereye gitti’ diye düşüyor.

Bunlar elbette enformasyon savaşında muzaffer ilan edilmiş bir başkomutanın söyleyeceği sözler değil. Olsun. Bu durum Batılı muhabirlerin Ukrayna ordusu karargahında tuhaf haritalarla ‘kazanımları’ anlatmalarına engel olmuyor.

RUSYA BRİFİNGİ VE ‘KAYBEDİYOR’ DEĞERLENDİRMELERİ…

Bu koşullarda geçen cuma gününün en ilginç gelişmesi, Rusya Savunma Bakanlığı’nın brifingi oldu. Rusya Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Ana Operasyon Müdürlüğü Başkanı Sergey Rudskoy’un Moskova’nın ifadesiyle ‘Ukrayna’daki özel operasyonun’ ilk aşamasının tamamlandığını duyurması herkesi şaşırttı. Batı’da ve Türkiye’de ‘Rusya’nın kaybetmekte olduğu’ yorumlarının ortaya çıkmasına yol açan brifingde özetlenenler şöyleydi:

► Temel hedef 8 yıldır soykırım tehdidi altındaki Lugansk ve Donetsk cumhuriyetlerine yardım etmek. Bunu siyasi yollarla başarmak Kiev rejimi Minsk anlaşmalarını uygulamadığı için imkansız hale gelmişti. Kiev rejimi bölgeye yeni operasyona hazırlanıyordu.

► İki eylem seçeneği vardı. Operasyonu Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC) ve Lugansk Halk Cumhuriyeti (LHC) doğal sınırlarıyla sırınlı tutmak. Fakat bu durumda Ukrayna ordusunun başlayacağı operasyonda birliklerini takviye etmesi mümkün olacaktı. İkincisi seçildi. Bütün Ukrayna topraklarının demilitarizasyonu ve denazifikasyonu.

► Hava üstünlüğü ilk birkaç günde tesis edildi. Rusya ordusu Kiev, Harkov, Çernigov, Sumy ve Nikolaev’i bloke etti. Herson ve Zaporozhye bölgeleri tam kontrol altında.

► Ukrayna’nın demilitarizasyonunda Kalibr, İskender ve Kinzhal gibi yüksek hassasiyette silahlar eşliğinde askeri altyapı tesisleri, askeri birimler, havalimanları, kontrol noktaları, cephanelikler, silah ve teçhizat depoları hedef alındı. Ukrayna hava kuvvetleri ve hava savunma sistemleri neredeyse tamamen yok edildi. Donanma güçleri varlığını yitirdi. 24 Kara Kuvvetleri oluşumunun tümü önemli kayıplara uğradı. Organiz rezerv gücü kalmadı.

► Ukrayna rejiminin hapishanelerden bıraktığı suçlular dahil sivillere kontrolsüz silah dağıtımı yaygın suç, yağmalama ve sivil ölümlere neden oldu. Durum sadece daha da kötüleşecek

► Kiev rejiminin dayanak noktası, Rusya’da terör örgütü olarak tanımlanan Azak, Aidar, Sağ Sektör gibi milliyetçi oluşumlar. Rusya gereksiz kayıplardan kaçınmaya çalışıyor. Tüm şehirlerde insani koridorlar oluşturuldu. Sadece Mariupol’da savaşan ve sivilleri canlı kalkan yapan 7 binden fazla militan var. Sivil kayıplar ve altyapıdaki hasar Ukrayna ordusunun her biriminde entegre olmuş neonazilerin taktiklerinin sonucu.

► Lugansk’ın yüzde 93’ü, Donetsk’in yüzde 54’ü kurtarıldı. Ukrayna ordusunun 59.300 personelinin 16 bini öldürüldü. (Rusya’nın askeri kayıpları DHC ve LHC dahil olmadan 1350 civarı, yaralılar 3800 civarı veriliyor)

► Ukrayna liderliğinin girişimiyle ülkeye 62 ülkeden 6 bin 595 yabancı paralı savaşçı geldi. Eğitim merkezlerinin vurulması sonrası gelişler azaldı. 285 savaşçı Polonya, Macaristan ve Romanya’ya kaçtı.

► Ukrayna’yı Nazizm’den kurtarmaya yönelik özel askeri operasyona Rusya’dan çok sayıda gönüllünün yanı sıra 37 ülkeden 23 binden fazla yabancı başvuru var. DHC ve LHC’ye bu yardımı kabul etmelerini teklif ettik ama onlar topraklarını kendilerinin savunacağını söylediler.

► Batı’nın askeri yardımlarını hata olarak değerlendiriyoruz. Bu, çatışmanın sonunu ertelemek kurbanları artırmaktır ama operasyonun sonucunu etkilemeyecektir.

Yani; Moskova ilk aşamada hedeflenenlerin genel olarak başarıldığı savında: “Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin savaş kapasitesi ciddi ölçüde düşürüldü. Bu ana hedefe odaklanma imkanı sunuyor: Donbass’ın kurtarılması.”

BATI’DA ÇIKAN İKİ YAZI VE UYARILAR

Geçen hafta tek taraflı dezenformasyon ortamında Batı’da çıkan iki yazı dikkat çekiciydi. Birisi Newsweek dergisinin makalesi için değerlendirme yapan Defense Intelligence Agency (DIA) uzmanları ve askeri uzmanlar, diğeri de Bloomberg’deki yazısında Niall Ferguson’un uyarılarıydı. İki yazı da Rusya’nın sivilleri kasti olarak hedef almadığını, askeri taktiklerin Batı’da yanlış anlaşıldığı ve abartıldığı ve Moskova’nın askeri olarak bu çatışmayı kaybetmediğini söylemekteydi.

Askeri uzman değilim elbette. Benim anladığım Rusya ordusu kentleri kuşatırken tek çıkış bırakıyor. Batılıların perspektifinden başkent Kiev savaşın ‘stratejik merkezi’ ama Rusya açısından öyle değil. Zelenskiy’nin de Kiev’de mi, Lviv’de mi, Polonya’da mı olduğu meçhul ama Rusya ordusu kuşatılan Kiev’e ‘Ukrayna ordusunun saldırılarını karşılamak’ dışında hamle yapmıyor. Rusya ülkenin orta kesimlerinde Ukrayna ordusunun ana merkezi Kramatorsk’a Kiev’den fazla önem veriyor. Güneyde 2014 savaşında ateşkes görüşmeleri yüzünden alınamayan Mariupol’deki neonazi Azak taburunun işi bitmek üzere. Çıkan sivillerin Azakçılara dair anlattığı ‘kendimizi insan etiyle savunacağız’ söylemleri, insan kalkanı uygulamalarının vardığı boyutları ortaya seriyor. Ancak neonazilerin şehir savaşının Rusya’yı zorladığı ve ağır yıkım yarattığı besbelli. Mariupol’den sonra Rusya ordusunun Karadeniz sahilini kapatmayı hedefleyeceğinden hareketle düşünürsek Odesa duruyor.

‘ABD AKLIYLA RUSYA AKLINI ANLAMAK’

‘ABD aklıyla’ Rusya’nın siyasi/askeri hedefleri ve müdahalesini anlamak mümkün değil. Boyutları çok farklı bir örnek olsa da ‘Gürcistan 2008’e bakılabilir. O dönemde Gürcistan lideri Saakaşvili’nin Bush yönetimini teşvikiyle SSCB’nin çözülmesi sonrası dondurulmuş Güney Osetya ve Abhazya’ya saldırarak Rusya Barış gücü askerlerinin ölümüne yol açması 8 günlük Rusya operasyonunu tetiklemişti. Rusya ordusu Güney Osetya meselesini kendi açısından çözdü, Tiflis önlerine kadar gitti, mesajını verdi, sonra geri döndü. Saakaşvili’yi ‘kravatını yerken’ başkan olarak bıraktılar. ABD olsaydı, yeni iktidar kurulur anayasa da yazılırdı.

‘Rusya aklı’ farklı çalışıyor. Moskova müdahale öncesinde sorunu giderek artan ‘ABD/NATO çevrelemesi, silahsızlanma anlaşmalarının tek taraflı çöpe atılması eşliğinde Rusya’nın güvenliğine artan tehdit’ olarak koymuştu. Onlar açısından bu tehdidin somutlandığı alan ortak tarih ve yüzde 30’u bulan Rus nüfusun yaşadığı Ukryana ve neonazi unsurların kullanılmasıydı. Ve tabii Donbass bölgesinde 8 yıldır süren savaşın tekrar alevlenmesi riski. Doğrusu açık konuştular. Batı’ya Kiev’in BM onaylı Minsk anlaşmasını uygulamamasını destekleyerek Ukrayna’nın ‘devletlilik halini’ tehlikeye attıkları uyarısı yaptılar. Bugün gördüğümüz bu tehdidin hayata geçilmesi. Bundan sonra çeşitli olasılıklardan hareketle geliştirilen senaryolar eşliğinde ‘bambaşka bir Ukrayna’ ve geriye Batı çıkarları açısından işlevsiz bir Batı Ukrayna’nın kalması da kuvvetle muhtemel.

BIDEN ŞOVU VE DÜNYA DÜZENİ

Siyasi açıdan ABD’nin 30 yıldır yok ettiği uluslararası düzen sallanıyor. ABD öncülüğündeki Transatlantik hattının ağır yaptırımlarına rağmen dünyanın büyük kısmı Rusya’ya ambargo uygulamıyor. Çin, Hindistan, Pakistan, Türkiye ve hatta İsrail’in tutumu önemli. Körfez bölgesi petrodolar’dan petroyuan’a meylediyor, onyıllardır güvenliğini ABD’ye teslim etmiş şeyhliklerin liderleri ABD Başkanı’nın telefonlarına çıkmıyor. Bu koşullarda Rusya liderliğinin enerjinin ruble ile satışı talimatının Batı’ya ekonomik ve siyasi yankıları henüz görülmedi

ABD Başkanı Joe Biden, NATO/G7/AB zirvelerine katıldığı Avrupa turunda şov yaptı ama Rusya Federasyonu’na karşı enerjide ek yaptırım kararı çıkaramadı. Katar Enerji Bakanı Al Kaabi açıkça ‘bizim gazımız Avrupa’ya yetmez’ diyor. Biden, seçilmemiş bir bürokrat olan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in önünde durup “Rus gazının kesilmesi Avrupa’ya zarar verecek ama bu ödemeye hazır olduğum bir bedel” diyerek kendisini adeta ‘Avrupa’nın kralı’ ilan etti. NATO bildirisine Çin’i çektirerek Avrupa’nın bu önemli ticari ortağıyla ilişkilerinin çerçevesini çekmeye çalışıyor. Pekin’i ‘Rusya’ya yardımdan men etmek’ için yaptırım sopası eşliğinde dayatmaların sonuç vermesi zor görünüyor. Diğer yandan Biden ‘Amerikalılar için gıda kıtlığının gerçek olacağını’ söyleyebiliyor.

Moskova Ukrayna’da koyduğu askeri hedefleri gerçekleştiriyor, elbette bunların Rusya Federasyonu için siyasi ve ekonomik bedelleri henüz meçhul. ABD öncülüğündeki Batı ise askeri olarak kazanamazken, aynı siyasi ve ekonomik belirsizlik onlar için çıplak gerçek.

Günün Önemli Manşetleri

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.