Savaş, hukuk, karartma

ABD’nin irrasyonelleri ve rasyonelleri

author

CEYDA KARAN

2022.04.04 04:00

DÜNYA 04.04.2022 04:00
Abone Ol google-news

ABD emperyalizminin irrasyonel çılgınlığının asıl markasının Demokratlar ve Biden yönetimi olduğu bu son krizle apaçık ortaya çıktı. Küresel elitlerin ‘reset’ (sıfırlamak) şiarı eşliğinde ‘kurallara dayalı düzen’ diye diye ilkin Ukrayna’nın yakıp kavrulmasına yol açtılar. Rusya Federasyonu’na karşı dünyanın kalanından destek aldıkları iddiasındalar. Yaptırım siyasetlerinin başarısızlığı bile bunu ortaya sererken, Çin’e karşı sopa göstermekten kaçınmıyorlar. Neyi nasıl başarmayı hedefledikleri, buradan nereye varacakları meçhul.

ABD Başkanı Joe Biden’ın kulaklığına verilen sufleler yahut eline tutuşturulan kağıtlar olmadan çılgınlıklarının boyutları daha iyi anlaşılıyor. İronik olarak Batı’nın ana akım medyası sayesinde allanıp pullanan Demokratların yalan dolan cephesinin aksine Trump’a mal edilerek ‘çılgın’ addedilebilen Cumhuriyetçi cephesinden çok daha rasyonel sesler çıkabilmesi.

Bu hafta ‘geriye çekilip’ bunlardan birini size aktarmak istiyorum. Körfez Savaşı’ndan Kosova ve Irak işgaline ABD ordusunda görev yapmış bol madalyalı West Point mezunu emekli albay Doug Macgregor’ı… Biden’ın Ukrayna’da yol açtığı facianın askeri ve siyasi boyutlarını çok net biçimde ortaya koyuyor. 31 Mart’ta liberter avukat Scott Horton ile radyo söyleşisinden ‘kısaltarak’ özetliyorum:

• Rusya’nın Ukrayna işgalin gerçekleşeceğini söylerken çok haklıydınız. Bu kadar emin olma nedeniniz Putin’in kötü olmasından mıydı?

“Hayır. Hatırlayın (Michael) McFaul Obama yönetiminin Moskova Büyükelçisi olup Putin’e güven mektubunu sunduğunda, Putin’in ilk cümleleri “Siz dinlemiyorsunuz” olmuştu. Ve gerçekten halefi Büyükelçi (William) Burns, -ki şimdi kendisi CIA’nin başında- bir bilgi notu yazmıştı, ‘Hayır, hayır demektir” diye. Ve bu ‘hayır’ Ukrayna’nin NATO üyeliğine verilen yanıttı. Elbette Gürcistan’dan sonra önemli bir başlık haline gelmişti. Rusya’nın (2008’deki) Gürcistan müdahalesinin bütün amacı bize sınırlarında bir NATO üyesini hoş görmeyecekleri sinyalini vermekti. Bugün Burns’un “Hayır, hayır demektir” diye ifade ettiği bu korkunç sonuçla karşı karşıyayız. Bu süregiden bir problem. Yelsin ile başladı. Polonya’yı NATO üyeliğine getirmeye karar verdiğimizde 1999’da Ruslar için çok utanç vericiydi. Ruslar ‘bunu yapmayacağınızı söylemiştiniz’ dediler. Görmezden geldik. Dedik ki, ‘kaygılanacak bir şeyiniz yok, bu NATO’. Fakat Ruslar çok kaygılıydı. O zamanlar NATO çok düşmanca olduğu için değil fakat Polonya’nın öyle olduğunu bildiklerinden. Polonya Rusya’ya çok uzun düşmanlık tarihi olan bir ülke. Biz Polonya’yı ittifakın içine soktuk. Polonya Rusya ile savaşın potansiyel katalizörü. Rusya’ya karşı çok agresifler. Son anketler Polonya nüfusunun yüzde 60’ının Rusya ile savaşa karşı çıktığına işaret ediyor. Fakat Polonya hükümeti çok saldırgan ve Ukrayna’ya ‘barış gücü’ göndermekten bahsediyorlar. Elbette Ruslar bunu asla hoş görmez. Tüm bunlar yüzünden bugün çok kötü bir pozisyondayız. Buradan nasıl kolayca çıkabiliriz bilmiyorum.”

• Alternatifi nedir? Amiral Stravridis’in dediği gibi Afganistan’ı tekrarlayacak bir isyanı silahlandırmak mı?

“Açıkçası bu olmaz. Avrupalılar izin vermezler. Vekalet savaşları çok tehlikelidir. Bir yere kendi güçlerinizle değil görünüşte hoşlanmadığınız hasmınıza zarar verecek birilerini silahlandırarak gidersiniz. Bu savaşları kontrol etmesi çok zordur ve yardım etmeye çalıştığınızı iddia ettiğiniz insanların yıkımıyla sonuçlanır. Bunun olabileceğini zannetmiyorum çünkü Almanlar ve diğer Avrupa devletleri diyecekler ki ‘Bir dakika. Siz Polonya’yı Rusya’ya karşı silah ve şiddetin tedarik noktası olarak hedef haline getireceksiniz. Rusya eninde sonunda Ukrayna’daki isyanı durdurmak için Polonya’ya yürümek gerektiği değerlendirmesi yaparlar. Bence Polonya nüfusu bunu anlıyor ama hükümetin bu noktada olup olmadığını bilmiyorum. Nihai analizde, Ukraynalıları kullandığımız gibi diğerlerini bu vekalet savaşında kullanmanın Avrupa’da işe yarayacağını düşünmüyorum. Bence Avrupalılar ‘çok teşekkürler artık ABD’den bıktık’ diyecek.”

• Savaş cephesinde olanlara dair ne düşünüyorsunuz?

Genel anlamda Ukrayna’nın yenilgiye uğratıldığını söyleyebilirim. Ukrayna kuvvetlerinin mobilitesi kalmadı. Hayatta kalmaya dair tek umutları savunmayı şehirlerde kurmak. Sivil nüfusu Rusların ilerlemesini zorlaştırmak için kullanıyorlar. Bu çok açık. Ruslar en başından beri toprak işgali yahut fethiyle ilgilenmediler. Basitçe tehdit gördükleri Ukrayna kuvvetlerini yok etmekle ilgilendiler. Doğu Ukrayna’yı demilitarize etmekle ilgilendiler. Kara güçleri Dinyeper ırmağını pek geçmedi, ırmağın batısından kaçındılar. Bence geniş anlamda hedeflerinin çoğuna ulaştılar. Rusların hiç o kadar çok kuvveti olmadı. Ukraynalıların 600 binlik kuvvet vardı. Ruslar 200 binin altında kuvvetle girdiler. Yani Putin’in karar verdiği türde hareket edecekseniz eğer, gücünüzü ekonomik kullanmanız gerekir. Bugün Donbass ve Kırım’a uzanan bölgede Ukrayna güçleri topyekün yok edilecek hedef halindeler. Uzun sürerse daha beter olacak, daha fazla insan ölecek, evinden olacak. En başta bu yüzden henüz erkenken bu işi durdurmak gerek. Ve şimdi bahar aylarındayız. Geniş tarım alanlarına Ruslar dokunmadı. Ukraynalıların ekim yapmasını istiyorlar. Ve biz de bunu sağlamalıyız. Çünkü gıda üretimi tüm dünya için yaşamsal. Bunu Washington anlamış görünmüyor. Fakat Avrupalılar anladı. ABD’nin ihtiyaç duyduğu gübre de Rusya’dan geliyor.

• Bu ABD ve Rusya’nın savaşı görülüyor. Savaş uçakları, stinger ve isihbarat verilmesi durumu değiştirmez mi?

Washington’daki insanlar bu olup bitenlerde yüzde 100 yanlış çıktılar. Aralık ayında, ocak ayında çıktığım televizyon programlarında Rusların Ukrayna’nın doğusuna müdahale edeceklerini söyledim. Ukrayna’da olup bitenlerin Rusya için varoluşsal olduğunu söyledim. Ukrayna Kuzey Afrika’daki bir uzak ülke değil. Rusya’nın dibinde. Rusya’nın varoluşunu tehdit eden düşmanca davranan bir ülkeye yabancı güçlerin girmesini hoş görmez. Meksika analojisi yaptım. Ruslar, Çinliler yahut başları Meksika’ya kuvvet konuşlandırsa biz ne yapardık diyerek anlatmaya çalıştım. İnsanlar unuttu ama Fransızlar bunu yapmıştı, 1860-65’te. Ve iç savaş bittiğinde 50 binlik orduyla biz üzerlerine yürüdük. Ruslar da aynı pozisyonu alıyor. Asıl mesele şu. Ruslar istediklerini alana kadar Ukrayna’yı terk etmez. Bu olmayacak. Gerekli görürlerse sonsuza kadar kalabilirler. Putin’in şu anda yüzde 83 ve belki de daha fazla onay oranı var. Bizler ise Rusya nüfusu üzerinde tüm ‘iyi niyet’ görüntümüzü yitirdik. Onun ötesinde Çin, Hindistan, Ortadoğu ve Kuzey Afrika petrolünü üretenler Arap Yarımadası’ndakilerin yanı sıra Brezilya, Afrika ve Güney Asya’da ülkeler yanımızda değil. Japonlar ‘biz bazı yaptırımları uygularız ama Rusya’dan petrol ve gaz almaya devam edeceğiz ve Sakhalin’de ortak (doğalgaz) aramalarımız devam edecek. Çok teşekkürler’ diyorlar. Scholz’a bakınca gördüğümüz yüzbinlerce Almanın enerji fiyatları yüzünden sokaklarda olduğu. Benzer durum İtalya’da var. İtalyanların savaştan hiçbir çıkarı yok. Avrupa’daki hükümetler hayatta kalamayacaklarından korkuyorlar. Bunu kamuya açık olarak değil ama özel konuşmalarında söylüyorlar. Rusya kazanıyor ve evet Ukrayna kaybediyor. Rusya bu karşılaşmadan kaçınmaya çalıştılar. Bizim de kaçınmış olmamız gerekirdi. Fakat biz onları ve meşru kaygılarını dinlemek istemiyoruz. Biz diğer ülkelerin meşru kaygılarını ve çıkarlarını dinlemek istemiyoruz. Onyıllardır herkese zorbalık yapıyoruz. Artık bu sona erecek. Rusya’ya zorbalık yapamazsın, bu Irak değil.

• Alexander Dugin’in Putin’in tüm Rusça konuşanları birleştirmesini, Sovyetler birliği olmayan bir nevi imparatorluk salık vermesinden yola çıkarak karşı argümanlar geliştirenler var. Hitler benzeri çılgın adam Putin’i durdurmak…

Evet ama iktidarda olan Putin, Dugin denilen adam değil. Dugin bir filozof ve siyaset bilimci olarak fırsat verildiğinde bunları söylüyor. Fakat Putin’in bizim yaptığımız türden bir nevi haçlı seferine kendisini adadığının işareti yok. Bizler kendimizi son 30 liberal demokrasimizi uygulamayan, mali sistemimizin belirleyiciliğini kabul etmeyen, düşmanımızı düşman bellemeyen herkese karşı yıldır ucu açık bir savaşa adadık. Ben bunun bir ayna tuttuğunu düşünüyorum. Bence Putin’in istediği ekonomik gelişme, refah ve istikrar. Putin bizim Ukrayna’da yaptıklarımızdan korkuyordu. Kırım’da (2014’te) o işi (ilhakı) yaptı çünkü NATO donanmasının yanı başına demirlemesine hazır değildi. Bu bir felaket. Bunu durdurmalıyız. Ben Biden’ın ılımlı bir etkisi olabileceğini ummuştum ama şiddetlendirip daha da beterini yaptı. Belki buradan çıkabilir en azından dışında kalabiliriz. Zelenskiy yahut kim olursa olsun Rusya ile yeni tür bir ilişki geliştirecek, bu sadece zaman meselesi. Ne kadar kısa sürede olursa Ukraynalılar için o kadar iyi olur.

Günün Önemli Manşetleri

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.